Epilepsi ve Beslenme

Epilepsi ve Beslenme

Epilepsi Yönetimi ve Beslenme ile İlişkisi: 

Köpeğinizin beyninde gerçekleşen anormal, kontrolsüz elektriksel faaliyet patlamalarına epilepsi denir.  Epilepsi köpeklerde en yaygın görülen nöbet nedenidir. Nöbetler, birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar değişiklik gösterebilir. Bazı ırklarda kalıtsal bir hastalık olmasına rağmen, her cins köpekte ortaya çıkabilmektedir.  

Nöbet Sebepleri: 

  • Zehirlenme 
  • Genetik 
  • Aşılar 
  • Karaciğer veya böbrek hastalığı 
  • Düşük veya yüksek kan şekeri 
  • Elektrolit problemleri 
  • Anemi 
  • Kafa travması 
  • Beyin kanseri 

Beslenmenin Epilepsi Üzerine Etkisi: 

A- Ketojenik Diyet: 

İnsanlarda epilepsiyi tedavi etmek için vücudun bol miktarda keton üretmesine yol açan diyetler kullanılmıştır. Bu tür ketojenik diyetlerin yağ oranı çok yüksek, karbonhidrat oranı düşük ve kalori miktarı sınırlıdır. Ketojenik diyetlerde yağın, karbonhidrat ve proteine oranı belli oranlarda (1:1, 2:1, 3:1, 4:1 gibi) değişmektedir. 

Ketojenik diyetlerin epilepsili bazı insanlara nasıl fayda sağladığının kesin olarak bilinmemektedir. Açlık durumunda, ketonların beynin birincil enerji kaynağı olduğu bilinmektedir. Düzenli olarak keton konsantrasyonunun artması sonucunda nöbet aktivitesi azalmaktadır. Buna ek olarak, daha yüksek seviyelerde omega-3 ve omega-6 çoklu doymamış yağ asitleri alımı sonucunda sinir dokusunun uyarılabilirliğini azaltarak ve nörotransmitter olarak adlandırılan beyin kimyasallarının seviyesini değiştirerek nöbetleri hafifletilebilir.  

Ketojenik diyetlerin, epilepsili köpeklere fayda sağlayıp sağlamayacağı araştırıldığında köpeklerin, ketozis (yüksek kan keton seviyeleri) geliştirmeye karşı insanlardan daha dirençli olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca yüksek seviyelerde (3:1, 4:1 gibi) yağ içeriğine sahip ketojenik diyetlerle beslenen köpeklerde oluşabilecek bazı potansiyel komplikasyonlar vardır. Bunlar: 

  • Diyette oluşabilecek eksiklikler ve beslenme dengesizlikleri 
  • Yüksek yağlı diyetin neden olduğu sorunlar (pankreatit, gastrointestinal hastalık ve obezite) olabilir. 

Ayrıca köpeklerde epilepsiyi tedavi etmek için yaygın olarak kullanılan bir ilaç olan fenobarbital, trigliseritlerin kandaki seviyelerinin artmasına neden olur. Fenobarbital kullanan bir köpeğe, yüksek yağ içeriğine sahip (%80-90) bir ketojenik diyetle beslemek faydadan çok zarara yol açabilmektedir.  

B- Çiğ Beslenme: 

Çoğu köpek beslenme uzmanları ve araştırmacılar, karbonhidratların düşük tutulması esasına dayandırılan diyetlerin, epilepsi nöbetlerini önlemeye yardımcı olabileceğini savunmaktadır ve bu durum genellikle çiğ beslenmenin diğer beslenme çeşitlerinden ayırt edici özelliklerinden biridir. 

Köpek beslenme uzmanı PhD Lew Olson, epileptik bir köpeğin beslenmesinde diyetteki karbonhidratın minimalize edildiği veya karbonhidratın hiç kullanılmadığı, eğer bir ketojenik diyete geçiş yapılacaksa da benzer oranlarda yağ ve proteinin birlikte alımını önermektedir. Eğer epilepsi nöbetleri için fenobarbital kullanım durumu varsa, düşük seviyede yağ içeren bir hayvansal protein diyeti kullanılmasını önermektedir. Özellikle köpeğinizi kuru mama ile besliyorsanız, köpeğinizin hayvansal protein kaynaklarından – özellikle l-taurin ve l-karnitin’den – faydalanması için çiğ veya ev yapımı bir diyete geçmenizi tavsiye etmektedir. Birçok kuru mamada görüldüğü gibi, kuru mama şirketleri bu amino asitleri kuru mamaya eklemektedir fakat onları taze bir kaynaktan almakla yaratacağı etkiyle kuru mamaya dışarıdan katıldığında yaratacağı etki karşılaştırılamaz. Ayrıca bu aminoasitler, dana ve kuzu yüreğinde de bol miktarda bulunurlar. 

Ayrıca Olson diyete “DMG (dimetilglisin)” eklemenizi de önermektedir. Dimetilglisin, glisinden gelen bir amino asittir. Bağışıklık sistemine yardımcı olduğu, hafızayı geliştirdiği ve nöbet aktivitesini yavaşlatabildiği düşünülmektedir. DMG ucuzdur ve yan etkisi yoktur. Ayrıca, kaşıntı ve kaşınmanın neden olduğu alerjiler ve cilt tahrişleri olan köpeklerde yardımcı olmaktadır.  

C- Taurin: 

Taurin, nöbet esnasında hipokampustan salınan bir inhibitör amino asittir. Sinirsel impulsların kontrolünü sağlar ve beyinde nörotransmiterlerin salınımını etkiler.  

Köpeklerde kedilere nazaran daha fazla epilepsi vakası görülür. Kediler, köpeklerin aksine, taurin aminoasitini sentezleyemeyen bir türdür ve bu nedenle onların diyetine taurin eklemesine özen gösterilmelidir. Kedi/köpek dostlarımızın diyetine doğal bir formda eklenebilecek taurin kaynakları aşağıda belirtilmiştir: 

1- Balık: 

Balık yüksek düzeyde taurin içerir. Çiğ bir istavritin 100 gramı yaklaşık olarak 0,15 mg taurin içerir. 

2- Et ve iç organlar:  

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan etleri ve organları iyi bir taurin kaynağıdır. Mekanik olarak ayrılmış kemiksiz dana eti, 100 gramında yaklaşık 19,7 mg taurin içerir. Dana karaciğeri ise 100 gramında yaklaşık 230 mg taurin içerir. Kuzu eti 100 gramında yaklaşık 360 mg taurin içerir. Tavuk karaciğeri ise 100 gramında yaklaşık 670 mg taurin içerir. Genel olarak, kalp ve iç organların taurin miktarı, ete nazaran daha yüksektir. 

Genel olarak, taurin bitki kaynaklarında çok yüksek konsantrasyonlarda bulunmaz.  

Taurin ısıyla parçalandığı için pişirme işlemi, çiğ etlerde bulunan taurinin büyük bir çoğunluğuna zarar verir. Ayrıca kanatlı hayvan etlerinin but kısmı, kanat ve göğüs etinden yaklaşık on kat daha miktarda taurin içermektedir. Bu durum bize taurin miktarının, hayvanlar arasında farklılık gösterdiği gibi, bu hayvanların kaslarının bulunduğu bölgelere göre de değişiklik gösterebileceğini vurgulamaktadır. 

Epilepsi İçin Besin Takviyeleri: 

Son yıllarda, omega-3 yağ asitleri, dokosahekzaenoik asit (DHA) ve eikosapentaenoik asit (EPA) epilepsi tedavisinde önemli yer tutmaktadır. Özellikle DHA’nın beyin gelişiminde önemli bir rol oynadığı bulunmuştur. Epileptik sıçanlarda, DHA ve EPA, belki de anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle nörolojik dokular üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir. Omega-3 yağ asitlerinin uzun süreli uygulanmasının epilepsili köpeklerde benzer bir etkiye sahip olabileceği öne sürülmüş, ancak kanıtlanmamıştır. Ek olarak, bu yağ asitlerinin fenobarbital tedavisinin yan etkisi olan yüksek kan trigliserit seviyelerini düşürdüğü bilinmektedir. 

Aşırı Kilolu/Zayıf Köpekler ve Bunun Epilepsi Üzerine Etkisi: 

Yapılan bir araştırma, obez veya kaşektik köpeklerde anti-epileptik ilaçların farmakokinetiğinini önemli ölçüde değiştirilebileceği ihtimalini göz önünde bulundurmuştur. Bu durum kilolu köpeklerde kan dolaşımındaki ilaç seviyelerinin çok düşük olması nedeniyle nöbet kontrolünde kayba veya tam tersine, kaşektik köpeklerde kan dolaşımındaki ilaç seviyelerinin çok yüksek olması nedeniyle aşırı doza bağlı şekillenebilecek reaksiyonlara ve toksisiteye neden olabilir.  

Bu yüzden epilepsili köpeklerin ideal ve stabil vücut ağırlığının korunması önemlidir. Bunu sağlamak, anti-epileptik ilaçların iştahın artışına yol açtığı göz önüne alındığında biraz zorlayıcı bir öneri olabilir. 

Köpeğiniz Nöbet Geçirdiğinde Yapmanız Gerekenler: 

  1. Sakin kalmaya çalışın. Endişeli veya stresli olarak köpeğinize yardımcı olamazsınız. Köpeğinizin çevresindeki alanı kendine zarar vermemesi adına iyice toparladığınızdan emin olun. 
  2. Kafasına dokunmaktan kaçının ve elinizi ağzına sokmayın. İnsanlardan farklı olarak, köpeklerin dilleri boğazlarına kaçmaz, bu yüzden elinizi (ya da başka herhangi birşeyi) köpeğinizin ağzının içine sokmak için bir sebep yoktur.  
  3. Nöbetin ne kadar sürdüğünü gözlemleyin. Gerçekleşen bir nöbet, köpeğin aşırı ısınmasına neden olabilir, bu nedenle eğer nöbet 2 dakikadan fazla sürerse mutlaka serinletmek için bir ortam yaratın (klima, vantilatör vb.) ve/veya bezi soğuk suda ıslatıp pati altına yerleştirin. 
  4. Dostunuzu rahatlatmak ve kendini güvende hissetmesi adına yumuşak bir şekilde konuşmaya özen gösterin, bağırmayın. 

Epileptik Köpeği Olan Hasta Sahipleri İçin Öneriler: 

  • Epileptik nöbet anında yukarıda bahsedilen koşulları uygulamaya özen gösterin. 
  • Diyette karbonhidrat miktarını düşük tutmaya özen gösterin. Çiğ beslenme bu konuda yardımcı olacaktır. 
  • Ketojenik diyete geçiş durumunda yağ:protein oranı daha ılımlı olan (0:5 veya 1:1) ketojenik diyetlerle beslenmeye özen gösterin. 
  • Omega-3 yağ asitleri ile (özellikle de fenobarbital tedavinin bir parçası ise) Veteriner Hekim’iniz kontrolünde ve yönetiminde diyet takviyesi hakkında konuşup, onaylaması durumunda bunu deneyimleyin. 
  • Taze l-karnitin ve l-taurin kaynağı olan besin maddeleri (örn; yürek) tüketimesine özen gösterin. 
  • Nöbet kontrolü için fenobarbital kullanımı durumunda düşük seviyede hayvansal yağ içeriğine sahip, hayvansal protein ağırlıklı diyetlerle beslenmesine özen gösterin. 
  • Nöbet kontrolü için potasyum bromür alması durumunda yüksek tuz içeriğine sahip yiyeceklerin tüketiminden uzak tutun. 
  • Verilen ilaçların dozajını, Veteriner Hekim’inize danışmadan değiştirmeyin. 
  • Köpeğinizin sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olmasına ve vücut ağırlığını korumasına yardımcı olun.  

Kaynaklar: 

http://www.pethealthnetwork.com/dog-health/dog-diet-nutrition/study-looks-nutritional-management-canine-epilepsy

https://dogfood.guru/best-dog-food-for-dogs-with-seizures-epilepsy/
https://www.dogsnaturallymagazine.com/taurine-and-epilepsy/

Veteriner Hekim Aslıhan Sevin